enflasyonemeklilikötvdövizakpchpmhp
DOLAR
32,3565
EURO
34,4292
ALTIN
2.435,74
BIST
9.814,19
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul
Parçalı Bulutlu
22°C
İstanbul
22°C
Parçalı Bulutlu
Pazar Açık
23°C
Pazartesi Az Bulutlu
24°C
Salı Az Bulutlu
23°C
Çarşamba Az Bulutlu
20°C

Rutin çalışıyor da olsanız sahuru vaktinde yapın

Rutin çalışıyor da olsanız sahuru vaktinde yapın
24.03.2023 12:00
0
A+
A-

Fitoterapi Uzmanı Dr. Ümit Aktaş, Ramazan ayında ideal beslenme modeli nasıl olmalı sorusuna yanıt verirken, açlıkla geçen uzun saatlerin ardından yanlış beslenmenin aniden artan kan şekeri, baş ağrısı, halsizlik, hazımsızlık, kalp krizi gibi çeşitli sağlık sorunlarına yol açabileceğini vurgulayarak sağlıklı oruç tutma kılavuzunu paylaştı.

Fitoterapi Uzmanı Dr. Ümit Aktaş, Ramazan ayı için sunduğu sağlıklı oruç tutma kılavuzunda, iftarda 20 dakika kuralı, sahurun gerekliliğinin nedenleri, çorbaların ve bitki çaylarının önemi gibi birçok detayı dile getirdi. Tüm gün süren bir açlığın ardından yanlış, hızlı ve ağır beslenmenin, sağlığı tehlikeye atmak anlamına geleceğini belirten Dr. Ümit Aktaş, “Orucun özellikle ilk günlerinde kan şekeri dibe vuracağından zorluk yaşayabilirsiniz. Ramazan’da hazımsızlık, yüksek tansiyon ve kalp krizi vakalarına çok rastlanır. Bu nedenle sağlığınızı gözetecek beslenme modeli uygulamalısınız. Ayrıca sahur yapmadan olmaz, modern çağda sabah 9 akşam 6 çalışırken de sahur mümkün” diyerek önerilerini paylaştı.

Orucun ilk günleri zorlu geçebileceğini belirten Dr. Ümit Aktaş, “Sonuçta metabolizmanızın alışmış olduğu düzen değişecek, açlıkla geçen uzun saatlerde kan şekeriniz dibe vuracaktır. Bu değişiklik kendini baş ağrıları, halsizlik gibi semptomlarla gösterebilir. Ancak aşağıda ana hatlarını vereceğim bir beslenme modeli ile bu belirtiler kısa sürede geçecektir.” dedi.

İftar sofrasında nelerin olması gerektiğinden bahseden Dr. Ümit Aktaş, “Unutmayın abartılı ziyafet sofralarının sonu acilde biter! Ramazan’da hazımsızlık, yüksek tansiyon ve kalp krizi vakalarına çok rastlanır. Bunun nedeni çok açık. Tüm gün yemek yemeyip akşamları bir anda sisteme yüklenirseniz kendinizi bir hastanenin acil servisinde bulma ihtimaliniz de ciddi oranda artar. İdeal bir iftar menüsü çorba, et, balık ya da tavuk, zeytinyağlı bir sebze yemeği, ev yoğurdu veya ev turşusu ve mevsim salatasından oluşmalı. Kan şekerinizin dengeli seyretmesi için tüm buğday ürünlerinden, glisemik indeksi yüksek olan pilavdan ve tabii ki tüm tatlılardan uzak durun.” diye konuştu.

Geleneksel olarak orucun çorbayla açıldığını söyleyen Dr. Ümit Aktaş, şöyle devam etti:

“Böylece mideye fazla yüklenmeden, besleyici, bol su içeren bir yiyecekle iftar yapmış olursunuz. Unla meyane edilmiş çorbalardan kaçının. İşkembe çorbası, kelle paça çorbası, kemik suyuna yapılmış sebze çorbaları orucunuzu açmak için harika seçeneklerdir. Ama özellikle Ramazan ayında bamya çorbasının (ve her türlü bamya yemeğinin) yeri ayrıdır. Bamya içindeki müsilaj denen bir madde ile mide ve bağırsak duvarını adeta koruyucu bir sıva gibi kaplayarak iftar sonrası hazımsızlık problemini önler, sindirim sorunlarının önüne geçer. İftarınızı açtınız, çorbanızı içtiniz ana yemeğe geçinceye kadar 20 dakika beklemelisiniz. İftar veren restoranların bile buna dikkat etmesi gerekir. O 20 dakikalık molayı vermezsiniz kan şekeriniz fırlar ve beyniniz size daha çok yemeniz için emir verir. Yine bu molayı vermezseniz sindirim sorunları yaşar, mide spazmları geçirir, hatta hastanelik bile olabilirsiniz.”

Dengeli su tüketiminin çok önemli olduğunu ifade eden Dr. Ümit Aktaş, “Gün boyu fazla susamadan sıcak yaz günlerini atlatmanın yolu dengeli su içmekten geçiyor. Bir anda çok su içerseniz, o su böbrekler tarafından aynı hızla vücuttan atılır. İdeali iftardan imsak vaktine kadar her yarım saatte bir, bir bardak su içmektir. Eğer çalışmıyorsanız tavsiyem sahura kadar uyumamanız. Sahurunuzu yapıp namazınızı kılıp sonra uyuyabilirsiniz. Peki, sahurda beslenme nasıl olmalı? Yumurta harika bir yiyecektir. Özellikle bol tereyağıyla pişirirseniz saatlerce tok tutar. Kavurma ya da geleneksel yöntemlerle yapılmış sucukla hazırlanmış yumurta da iyi bir kombinasyon. Yanına bir de mevsim salatası eklerseniz kan şekeriniz saatlerce dengeli seyreder ve ertesi günü rahat geçirirsiniz.” diye önerilerde bulundu.

Çalışanlar sahur için ne hazırlayabileceğinden bahseden Dr. Ümit Aktaş, şöyle devam etti:

“Rutin çalışanlar sahur yapmamayı, sahura kalkmak yerine bu vakti uyuyarak geçirmeyi tercih ediyor ki bunu yapmamak gerekiyor. Sahura kalkmadan oruç tutarsanız ertesi gün işinize, gücünüze odaklanamaz, tüm günü açlık ataklarıyla boğuşarak geçirirsiniz. Hâl böyle olunca da iftarda yemeklere saldırmanız kaçınılmaz olur. Yani, ben yiyip yatayım dememeli, muhakkak surette sahur yapmaya çalışmalısınız. Hemen bir not düşelim: Börekler, çörekle, pideyle sahur yaparsanız sabah kalktığınızda kanınızda çok miktarda insülin olur ve gün boyu çok acıkırsınız.”

Dr. Ümit Aktaş, gece yatmadan hazırlayıp, uykuyu fazla bölmeden yenebilecek sağlıklı sahur seçenekleri olarak şunları söyledi:

“Omega-3 yağ asitleri açısından zengin bir kaynak olan badem, ceviz ya da fındık gibi kuruyemişleri kabaca dövüp ev yoğurdunun içine ekleyip, karışımı gece yatmadan önce hazırlayıp sahurda yiyebilirsiniz.

İki yumurta haşlayıp dörde bölün. Bol sızma zeytinyağlı bir mevsim salatasının içine ekleyip sahurda yemek üzere hazır edin.

Yeşil mercimek, nohut ve kuru fasulyeyle hazırlanmış salatalar harika birer sahur yemeğidir. Akşamdan haşlayıp maydanoz, dereotu ve bol sızma zeytinyağı ile salata haline getirin. Hatta Ramazan ayı boyunca dolabınızda hep haşlanmış yeşil mercimek, nohut ve kuru fasulye bulunsun. Bunları salatalara ekleyerek iftarda da tüketebilirsiniz.”

“Ramazan dostu 5 bitki çayları”

Bu ay boyunca çay ve kahve tüketiminin sınırlandırılması gerektiğini belirten Dr. Ümit Aktaş, çay, kahve yerine bitki çaylarında öneri olarak şunları paylaştı:

“Ihlamur çayı: Sadece soğuk algınlığı ile ilişkilendirdiğimiz ıhlamur, aynı zamanda harika bir mide bağırsak dostudur. Susuzluğu gidermeye de yardımcı olur.

Kimyon çayı: Mideyi rahatlatır, hazımsızlık ve gaz problemine iyi gelir.

Lavanta çayı: Susuzluğu gidermek için birebirdir.

Nane çayı: Sindirim sorunlarına karşı doğal bir ilaç olan nane çayı hazırlarken bahçe nanesi denen türü tercih edin. Bu, şifalı özellikleri olan tıbbi nanedir.

Papatya çayı: İftardan sonra sindirim sorunları yaşayanlara tavsiye ederim. Ancak kullandığınız papatyanın Alman papatyası olmasına dikkat edin.”

Hibya Haber Ajansı

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.